Prof. Dr. Ragip Kutay Karaca: Ermenistan işgalcidir. Dağlık Karabağ sorunu yalnız Ermenistan-Azerbaycan ilişkisi üzerinden değerlendirilemez

İstanbul Aydın Universitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ragip Kutay Karaca Azerbaycan-Ermenistan sınırdaki son çatışma ile ilgili durumu değerlendirdi

İstanbul, Cavid Babayev, İnteraz - 21 Temmuz 2020, 13:05

Geçtimiz hafta Ermenistan Silahlı Kuvvetleri Azerbaycan-Ermenistan sınırında şiddetli çatışma çıkardı. Ağır makineli silahlarla Azerbaycan’ın Tovuz bölgesini keskin ateş altına aldılar. Çatışmada Azerbaycan bir Tümgeneral, bir albay, iki binbaşı, 2 çavuş olmakla toplamda 12 şehit verdi.

 

İnterAz’ın gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan İstanbul Aydın Universitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ragip Kutay Karaca “Bu Yalnız Azerbaycan-Ermenistan meselesi değil” dedi.

 

Çatışmanın nedenlerine ilişkin değerlendirmede bulunan Ragip Kutay Karaca, “Bunun farklı nedenleri var. Bir Ermenistan iç politikası açısından da incelemek gerekiyor, iki Ermenistan dış politikası, Azerbaycan dış politikası, Rusya dış politikası ve tabii bunlarla beraber Azerbaycan ile bağlantılı olarak Türkiye dış politikasını da incelemk gerekiyor. Ermenistan iç politikası açısından incelersek Ermenistan‘da ekonomik kriz had safada. Özellikle bu büyük salgın sonrasında Ermenistan‘da durum iyice vahim hale geldi. Türkiye’de kaçak çalışan Ermeni sayısı 150 bini geçmiş durumda. Bu kriz tabii ki tüm dünyayı etkilediği için Ermenistan’da diasporadan gelen para miktarında da düşüş var. Bu da artşk Ermenistan içerisinde salt soykırım tutkalıyla insanları tutmanın önüne geçti. Dolayısıyla bir kriz yaratılmalı ki insanların bu duyguları bir parça daha törpülensin ve yukarıya doğru çekilsin. Ermenistan iç politikası anlamında olay bununla başlıyor. Ermenistan dış politikası anlamında ise Azerbaycan’ın son on yılda gerek ekonomik, gerek siyasi, gerekse en önemlisi askeri anlamdaki artan gücüne Ermenistan tek başına karşı duramaz. Dolayısıyla burada bir provokasyon lazım ki işin içersine Rusya’yı da çekerek belki bir Rusya-Azerbaycan çatışması içerisinde, Azerbaycan askeri gücünü törpülemek amaçlanıyor.” dedi.

 

Ermenistan’ın işğalçı olduğuna dikkat çeken Ragip Kutay Karaca “Azerbaycan halkı Azerbaycan ordusunun Ermenistan ordusu karşısında silah, mühimmat, uçak,tank, tüm askeri mühimmatta üstün olduğunu çok iyi biliyor. Azerbaycan halkı da alt taraftan Azerbaycan yönetimini zorlamaya başladı ki işte son gösterilerden bunu çok net olarak görüyoruz. Dolayısıyla Ermeniler Azerbaycan halkının yönetimi üzerinde bir baskı yaratmak da istiyor. Şimdi gelelim Azerbaycan dış politikasına, Azerbaycan topraklarının %20’si, 7 rayonla beraber işğal altında. Bu bölgenin işğal altında olduğunu Birleşmiş Milletlerin 922 sayılı kararı ile birlikte, bir çok kararında çok açık şekilde görüyoruz. Yani Ermenistan işğalcidir.” diye vurgu yaptı.

 

Karaca ulusal teşkilatların da Dağlık Karabağ meselesinin çözümünde izlediği yolu değerlendirdi:

 

”Avrupa Güvenlik İşbirliği teşkilatına bağlı MİNSK grubu eşbaşkanları bu sorunun çözümü için herhangi bir girdileri var mıdır? Bakın sırayla sayalım Rusya, Amerika Birleşik Devletleri, Fransa, şimdi bakıyorsunuz Rusya Ermeni diyasporası‘nın nüfus olarak en yoğun olduğu yer, 2 milyonun üstünde bir Ermeni diasporası var. Arkasından ABD geliyor 1 milyonun üzerinde bir Ermeni diyasporası var, Arkasından Fransa geliyor, orada 600 bine yakın Ermeni diasporası var. Şimdi siz bu 3 devletden nasıl Dağlık Karabağ sorununa çözüm bulmasını bekleyebilirsiniz. Bu çok zor.”

 

Neden Tovuz bölgesi? 

 

Savaşın Karabağın dışıne çekilmesini istediklerine vurgu yapan Karaca Tovuz’daki doğalgaz, petrol boru hatlarına dikkat çekti.

 

Karaca konuşmasının devamında, “Tovuz bölgesinin seçilmesi, çok net ve açıktır ki savaşı ya da çatışmayı Dağlık Karabağ dışına entegre etmek istiyorlar.

 

Biliyorsunuz o bölge tüm petrol boru hatlarının, aynı zamanda Türkiye’ye de gelen petrol boru hatlarının geçtiği bölgedir. Dolayısıyla orada bir tehdit oluşturabilme çabası görüyoruz. Türkiye ile Ermenistan arasında 2009 yılında İçişleri Bakanlarının imzaladığı bir protokol vardı. Ermeniler ufak kriz çıkardılar, hatırlayın orada Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’un Ermenistan Dışişleri Bakanı’na verdiği yazılı kağıtta “Oyalama imzala” yazıyordu, İşte Ermeniler üzerinde Ruslar bu kadar etkili.

 

Ama tabi burada bir parça Türkiye’de gelmek lazım, Türkiye’nin Suriye’de, Libya’da Ruslar ile her ne kadar diplomasiyi iyi yürütse de ayrı düştüğü bir çok etken var, özellikle Libya konusu fazlasıyla etken bir nokta. Dolayısıyla Azerbaycan üzerinde yaratılacak bir askeri baskı Türkiye’yi de bir şekilde buraya kanalize olmaya itebilme ihtimalini de ne Ermenistan ne Rusya bir kenarda tutmuyorlar. O yüzden açık ve net bir şekilde şunu söylemek gerekir, bu saldırı yalnızca Ermenistan-Azerbaycan ilişkisi üzerinden değerlendirilemez.” ifadelerine yer verdi.