Terör örgütü PKK, hain saldırılarıyla 36 yıldır kan döküyor

Türkiye'deki ilk silahlı saldırıyı 15 Ağustos 1984'te gerçekleştiren bölücü terör örgütü PKK, 36 yıldır yurt içinde ve yurt dışında yaptığı katliamlarla hafızalara kazındı

İstanbul, Merve Gök, İnteraz - 14 Ağustos 2020, 15:29

Türkiye'deki ilk silahlı saldırıyı 15 Ağustos 1984'te gerçekleştiren bölücü terör örgütü PKK, 36 yıldır yurt içinde ve yurt dışında yaptığı katliamlarla hafızalara kazındı.

Barış ve huzuru bozmaya yönelik bombalı ve silahlı saldırılarla güvenlik güçlerinin yanı sıra sivilleri de hedef alan bölücü terör örgütü PKK, Türkiye'de 36 yıldır gerçekleştirdiği saldırılarda, başta güvenlik güçleri olmak üzere aralarında bebek, çocuk ve kadınların da bulunduğu 15 bini aşkın kişinin hayatını kaybetmesine, binlerce kişinin yaralanmasına neden oldu.

Türkiye ve Irak'ta PKK/KCK, Suriye'de YPG/PYD, İran'da ise PJAK adıyla insan yaşamını hedef alan katliamlarını sürdüren bölücü örgüt, işgal ettiği yerlerde insanları göçe zorlayıp demografik yapıyı değiştirmeye çalışıyor.

Kanlı saldırılarıyla binlerce kişinin yaşam hakkını elinden alan, yaralıları kaybettikleri uzuvlarıyla hayatlarını sürdürmek durumunda bırakan terör örgütü, binlerce çocuğu öksüz ve yetim, kadınları dul, anne ve babaları evlatsız bıraktı.

Terör örgütünün kanlı tarihi

Diyarbakır'ın Lice ilçesinin Fis köyünde 1978 yılında yapılan toplantıyla kuruluşunu ilan eden terör örgütü PKK'nın faaliyetlerinin güvenlik güçleri tarafından deşifre edilmesiyle teröristler, Suriye üzerinden Lübnan'a geçerek Bekaa Vadisi'ne yerleşti.

Teröristbaşı Abdullah Öcalan Suriye'nin başkenti Şam'ı karargah olarak seçerken 12 Eylül 1980 askeri darbesinde yurt dışına kaçamayan birçok örgüt mensubu yakalandı. Terör örgütü bu dönemde emir ve eğitim merkezini yurt dışına taşıdı.

Şam'da 20-25 Ağustos 1982'de 2. kongresini yapan terör örgütü, bağımsız bir sözde "Kürdistan" devletinin silahlı mücadele yoluyla kurulması, eğitim gören örgüt mensuplarının saldırı yapmaları için Türkiye'ye gönderilmesi kararı aldı.

Bu kararın ardından 15 Ağustos 1984 gecesi Siirt'in Eruh ve Hakkari'nin Şemdinli ilçelerindeki jandarma karakolları ve subay lojmanlarına baskınlar düzenlendi.

PKK'nın bu saldırıları asker, polis ve sivillere yönelik silahlı ve bombalı katliamlarla sürdü. Terör örgütü elebaşı Öcalan'ın, Kenya'da yakalanmasının ardından 23 Ocak 2000'de İran-Irak sınırının kuzeyindeki Kandil bölgesinde yapılan 7. kongrede, terör örgütünün silahlı eylemlerine sözde ara verildiği ve tümüyle siyasallaşma sürecinin başlatıldığı iddia edildi. Bölücü terör örgütü, sınır hattında oluşturduğu yapılanma ve yurt içinde gerçekleştirdiği kanlı eylemleriyle büyük bir tehdit oldu.

Bebek katili olarak tescillendi

Siirt'in Eruh ve Hakkari'nin Şemdinli ilçelerinde 15 Ağustos 1984'te ilk saldırılarını düzenleyen terör örgütü, en büyük katliamlarını Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde sivil halka yönelik gerçekleştirdi.

Terör örgütünün 1990'a kadarki süreçte yerleşim yerlerine ve güvenlik noktalarına gerçekleştirdiği baskınlarda güvenlik güçlerinin yanı sıra kundaktaki bebekler, çocuk ve kadınların da aralarında bulunduğu çok sayıda sivil hedef alındı. Siirt'in Baykan ilçesine bağlı Derince köyünde 21 Ekim 1993'te PKK'lı teröristlerin okul bahçesinde kurşuna dizdiği 13'ü çocuk 22 kişi arasında yer alan, 3 yaşında kefene sarılı bedeni kurşunlanmış küçük Serkan'ın fotoğrafını çeken gazeteciler, terörün acımasız yüzünü dünya kamuoyuna da göstermiş oldu. Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan da bu katliamdan sonra "bebek katili" olarak hafızalara kazındı.

Kırsalda umduğunu bulamadığı için eylemlerini şehir merkezlerine taşıyan PKK, çok sayıda sivilin yaşam hakkını elinden aldı. Hain saldırılar, çocukları öksüz veya yetim, kadınları dul, binlerce sivili sakat bıraktı, evlatlarını yitirenlere ömür boyu sürecek yürek acısı yaşattı.

Başbağlar'da 33 sivili katlettiler

PKK'lı teröristler, 5 Temmuz 1993'te Erzincan'ın Başbağlar köyündeki kanlı eylemlerinde 33 vatandaşı kurşuna dizdikten sonra köyü ateşe verdi.

Ankara'da 22 Mayıs 2007'de Anafartalar Çarşısı'na bombalı saldırı düzenlendi. Saldırıda 9 kişi hayatını kaybetti, 100'den fazla kişi yaralandı. İstanbul Güngören'de 27 Temmuz 2008'de PKK'lıların bıraktığı iki bombanın 10 dakika arayla patlatılması sonucu 5'i çocuk 18 kişi hayatını kaybetti, yaralanan 154 kişi tedavi altına alındı.

Dershane önünde bombalı saldırı

Diyarbakır'ın merkez Yenişehir ilçesindeki dershanenin önünde 3 Ocak 2008'de PKK'lı teröristlerce askeri servis aracına yönelik bombalı saldırıda 6'sı dershane öğrencisi 7 kişinin yaşamını yitirmesi hafızalardan silinmedi.

7 eve ateş düşüren hain saldırıda 73 kişi yaralandı.

 

Sivillerin bulunduğu araçlara ateş açtılar

 

PKK'lı teröristler, 20 Eylül 2011'de 6 genç kızı hedef aldı. Zeynep Evin, arkadaşlarıyla otomobille gezerken teröristler araca ateş açtı. Otomobilde bulunan genç kızlardan 4'ü hayatını kaybetti, ikisi yaralandı. Batman'da 26 Eylül 2011'de terör örgütü mensupları hac yolculuğuna hazırlanan anne ve babasını ziyaretten dönen Talat Doru ve ailesinin bulunduğu araca ateş açan teröristlerin kanlı eyleminde, 4 çocuk annesi ve 8 aylık hamile Mizgin Doru (31) ile kızı Sultan Doru (4) yaşamını yitirdi. Anne karnındaki erkek bebek, olay sonrasında sezaryenle kurtarıldı ancak hastanede bir gün yaşayabildi. Baba Doru ile bir kızı da saldırıda ağır yaralandı.

35 ilde gerçekleştirilen saldırılarda 31 kişi hayatını kaybetti

HDP Merkez Yürütme Kurulu'nun çağrısı üzerine 6-7 Ekim 2014'te Aynularab (Kobani) bahanesiyle YPG/PKK yandaşlarının gerçekleştirdiği saldırılarda, Diyarbakır'da Kurban Bayramı dolayısıyla yoksullara kurban eti dağıtan Yasin Börü ve üç arkadaşının da aralarında bulunduğu 31 kişi hayatını kaybetti, 221 vatandaş ile 139 polis yaralandı.

Terör örgütü yandaşlarının saldırıları sonucu çok sayıda ev ve iş yeri ile okul, Kur'an kursu, kültür merkezi, müze ve yurt binasında hasar oluştu, olaylar nedeniyle zarar gören esnafa devlet tarafından yaklaşık 50 milyon liralık ödenek sağlanırken şiddet eylemlerinin devlete maliyeti 300 milyon liranın üzerinde oldu.