İstanbul'da neden büyük bir deprem olması bekleniyor?

Beklenen büyük İstanbul depremi, hemen herkesin malumu olan bir konu artık. Peki uzmanlar neden İstanbul'da yakın zamanda büyük bir deprem bekliyorlar?

İstanbul , , İnteraz - 24 Eylül 2020, 18:16

Dünya'nın sayılı büyük faylarından biri: Kuzey Anadolu Fay Hattı Bu hat, Bingöl'den başlayarak Sakarya üzerinden İstanbul'a ulaşıyor ve buradan Saros Körfezi'ni geçip Ege Denizi'nden Yunanistan topraklarına uzanıyor. Aslında 4 milyon yıl önce Anadolu'da her şey normalken Arabistan Kıtası, Anadolu'nun üzerine geliyor, Anadolu'yu kuzeye itmeye çalışıyor, itme eylemi levhaların çarpışması ve yükselmesine neden oluyor.

Doğu Anadolu'daki dağlar ve Karadeniz dağları, Arap Levhası'nın güneyden gelip Anadolu'yu kuzeye doğru itmek istemesiyle oluşuyor. levhalar, sıra dağlar şeklinde yeterince yükseldikten sonra, artık yükselemiyor ve Anadolu Arap Levhası'nın baskısı neticesinde Karadeniz dağları ve Ermenistan Levhası arasında sıkışarak serbest kalabildiği Batıya doğru kaçıyor.

Aslında Batı Anadolu'yu da alttan Afrika Levhası sıkıştırıyor, Afrika Levhası da bu sıkıştırma neticesinde Torosları ve Batı Karadeniz'deki Küre Dağları'nı oluşturuyor. Afrika Levhası'nın yükü, Arap Levhası'ndan az olduğu için Doğu Karadeniz dağları, Batı Karadeniz dağlarından daha yüksektir.

Aynı şekilde Doğu Anadolu dağları, Toroslar'dan daha yüksektir ve stres altında kalan Anadolu levhası batıya doğru kayıyor. Alttan yük binen Anadolu, Karadeniz'e gidemeyince serbest olan batıya gidiyor. Batıya gitmek için de kopması lazım, yer kabuğu Karadeniz dağlarından, Doğu Anadolu dağlarından derin yarıklarla koparak batıya doğru göç ediyor. Bu kırıklara fay deniliyor. Göçün hızı da yılda yaklaşık 3-5 cm. Yaşadığımız tüm depremlerin nedeni bu yer hareketidir.

1999 Depremi'nde İzmit segmentinden boşalan enerjinin bir kısmı Düzce segmentine yüklenip Düzce Depremi'ne neden oldu. Büyük bir kısmı ise İstanbul'a, yani Marmara Denizi altındaki faya yüklendi. Bu fay da dört kısımdan oluşuyor. Faylar, ayağımızı bastığımız yerden başlayıp sıcak kısım magmaya kadar inen yarıklardır.

Yer altı suyu bazen bu yarıklara dolar, aşağı iner ve magmanın sıcaklığına çarpınca kaynamış çaydanlık gibi suyu yukarı fırlatır, bunlar kapılcalardır. Anadolu'nun sıkışması hadisesi Hatay-Sinop hattının doğusunda fazladır, batısında daha azdır.

Ama Sakarya, Akyazı'ya gelince Anadolu'nun alttan Afrika ve Arap Levhası tarafından sıkışması işi biter. Anadolu Levhası'nın üzerindeki baskı kalkınca fayın çatlağı dallanıp budaklanabilir. Tam olarak Akyazı'da Kuzey Anadolu fayı ikiye ayrılır. Tam ayrıldığı yerde Kuzuluk Kaplıcaları vardır. Kuzey kol, Sapanca Gölü'nü oluşturur, onu geçip İzmit körfezini yarar, Adalar dediğimiz prens adalarını Gebze'den koparıp Maltepe açıklarına kadar sürükler.

Güney kol ise Akyazı'dan güneye ayrılıp İznik Gölü'nü ve Gemlik Körfezi'ni oluşturmuştur. Bursa'dan geçip Çanakkale Boğazı'nı oluşturmuştur. Kuzey kol ise İstanbul'un 3 km açığından, Adalar'ın altından Saros Körfezi'ne geçer. Saros Körfezi'ni de bu fay oluşturmuştur.

İşte bu iki fayın arasında milyonlarca yıldır sürekli deprem, kırılma, göçme, yıkılma olduğu için fayın güney ve kuzey kolu arasına su dola dola Marmara Denizi oluşmuştur. Marmara Denizi, bildiğimiz fayın oluşturduğu bir çukurdur. İzmit Körfezi'nden başlayıp Tekirdağ açıklarına kadar giden kısım, yani İstanbul'u ilgilendiren kısımda 6 adet segment vardır.

Bunlar Körfez segmenti (99'da kırılan segment), Adalar segmenti, Doğu sırtı fayı, Kuzey fayı, Batı Marmara fayı ve Gaziköy fayıdır.

Bütün bu veriler, 1939'da Erzincan'dan beri batıya doğru segment segment gelen deprem fırtınası, geçmiş depremler, Marmara Denizi'nin giderek derinleşmesi, İstanbul'da sürekli büyük depremler olacağını gösterir.