ABD tarafından yürürlüğe sokulacak olan “Sezar Yasası” Rusya’yı Suriye’den uzaklaştırır mı?

Tülin İçme

editor

12 Haziran 2020, 20:09

Siyonist terör ordularının Siyo-emperyalizm adına giriştiği Suriye’yi yıkım ve büyük İsrail’i inşa savaşının başladığı 15 Mart 2011 tarihinde ana hedef Suriye devletinin başı Beşar El-Esad’dı ve özgürlük istemli gösterilerin tümü Beşar Esad düşmesi için yürütülüyordu. Onların planına göre devletin başı kendiliğinden çekilir ya da Libya'da olduğu gibi düşerse, devletin kurumları çöker ve alternatif olarak hazırlanan ajan yöneticilere yer açılırdı.

 

ABD tarafından yürürlüğe sokulacak olan ve “Sezar Suriye Sivil Koruma Yasası” adı verilen yaptırımlar bir ilk değil. -"Amerika’nın görevi; dünyadaki sorunları çözmek değil; o sorunları kendi çıkarları için kullanmaktır."

 

-"Ortadoğu'da mezhebi bir savaş başlatmadan; bölgenin Amerika ve İsrail'in hegemonyasına girme imkânı yoktur; onun için bölgede 100 yıl sürecek mezhebi bir savaş planlamalıyız". [Henry Kissinger]

 

-"Ortadoğu'da Türkiye de dahil 22 ülkenin sınırları değişecek". [Condoleezza Rice The Washington post 7 Ağustos 2003]

 

-Amerikan ordusuna; petrol ve ekonominin olduğu 7 ülkeyi işgal etmek istediğimizi bildirdi. İran; Amerika ve İsrail'in, Rusya ve İran’a hazırladığı tabutun son çivisi olacak. Rusya'ya; çöküşten kurtulduğuna ve güçlendiğine dair verdirdiğimiz sahte izleminden sonra, Rusya ve İran sonsuza dek yok olacak ve biz tek gücün dünyaya hakim olduğu (Süper Güç) tek dünya hükümetini kuracağız. Bu tarihi anı hep görmek istedim. [Henry Kissinger Daily Scape 2012]

 

Emperyalizmin en yetkin ağızlarından çıkan bu sözler alt alta yazılıp akıl süzgecinden geçirildiğinde; Emperyalizmin Ortadoğu savaşlarının gerekçesi kendiliğinden ortaya çıkıyor.

 

ABD’nin birinci hedefi Ortadoğu bölgesinin zenginlik kaynaklarının dolara dönüşmeden silaha dönüşmesini sağlamak. İkincisi ise dünyada ‘Süper Güç’ ABD devleti olmayı sürdürebilmek için büyük İsrail projesini hayata geçirmek. 22 ülkenin sınırlarının değişmesi ise; bölgeyi; birbirine düşman olacak şekilde etnik ve mezhebi parçalara bölmek ve içlerindeki tarihi düşmanlıkları körükleyerek savaştırmak ve böylece, emperyalist silah sanayisine, ürettiği silahları tüketecek kadar bir müşteri portföyüne sahip kılmaktı.

 

BOP Projesi; emperyalizmin bu tarihi planında sadece güncel bir isim ama öze bakıldığında genel sömürü alanlarına yeni bir alan ekleme ve tek dünya hükümetine giden yolda çok önemli bir hamle. BOP projesinin Suriye ayağına gelince! BOP Projesinin ana hedefi Suriye çünkü büyük İsrail'e giden yol Suriye’den geçer ve bu coğrafyaya sadece birinin yaşama şansı var. Bölgenin tarihi adı, büyük Suriye ve o varken büyük İsrail'i kuramazsınız.

 

Suriye'nin ikinci önemi: Ortodoks Hristiyanlığın merkezi konumda olması (Antakya ve diğer doğu ülkeleri Kilisesi’nin) merkezi olması, orada Katolik bir dönüşüm sağlanmadan Ortodoks Hristiyanlığın askeri gücü konumundaki Rusya'ya etki edilemez, Şam'ın düşmesi, Moskova’nın düşüş anahtarı demektir.

 

Suriye'nin üçüncü önemi: Tek dünya devletinin kurulabilmesi için tabutuna çivi çakılması gerektiğine işaret edilen Rusya’nın hem askeri, hem de ekonomik olarak kuşatılmasıdır. Suriye; dostluk ilişkileri ve onun gereği anlaşmalarla dünyanın en stratejik noktasında Rusya'nın Akdeniz’e açılım kapısıdır ve ona ek olarak Rusya'yı ekonomik olarak çökertecek olan Ortadoğu doğal gazının Avrupa'ya karadan ulaşım yoludur, Suriye'nin emperyalizm adına düşüşü, Rusya'nın düşüş anahtarı demektir.

 

Özet olarak Bop projesi kapsamında Suriye'de yaşanan savaş; Batı ve doğu çıkarlarının en hassas kesişme noktalarında; Batının ve Doğunun tüm güçlerinin karşı karşıya geldiği bir paylaşım savaşıdır ve Suriye düşerse, sadece Suriye değil, Emperyalizmin düşlediği tek dünya hükümetinin önündeki en büyük engel olan BRICS ülkeleri düşme adayı olur ki onlar bunun bilincindedir.

 

Son dönem medyatik ortamda Rusya ve İran, Beşar Esad'a olan desteğini çekti gibi yıkım ekibinin ekmeğine yağ süren söylemler var. Halkının desteklemediği bir lideri başka devletlerin ayakta tutması Suriye gibi köklü bir medeniyete sahip ülkede olmaz.

 

Rusya ve İran, kişilere endeksli yönetimleri desteklemeyecek kadar derin bir siyasi öngörü ve tecrübeye sahip. Bu savaş, Batı ve Doğu çıkarlarının en hassas kesişme noktası olan Suriye coğrafyasında yaşanan adı konulmamış bir dünya savaşıdır.

 

İşte bunun için Amerika'nın Suriye'ye karşı uygulamaya koyduğu ‘Sezar Yasası’ pramatüredir ve yaşamasına izin verilmez.

 

Rusya, Suriye ile ilişkilerinde Esad hükümetiyle vardır ve Ortadoğu, tarihinin en stratejik kalesini kaybetmemek için ne El Esad’dan ne de Suriye'den vazgeçemez.