Ortadoğu’daki kanser hücresi Siyonizm’in işgal ve tecavüzlerine ‘Körfez Prenslikleri’ neden sessiz kalıyor?

Tülin İçme

editor

18 Haziran 2020, 14:03

29 Ağustos 1897 tarihinde Basel'de toplanan dünya 1. Siyonist kongresinde kâğıt üzende Filistin topraklarında kurulan sanal devlet İsrail’in kuruluşuna kadar geçen süreçte yapılan işgal ve zulme ‘Körfez Prenslikleri’ neden sessiz kalıyor?

 

Sanal kurulan İsrail devletinin hayata geçirilmesi için aynı kongrede (Jewish Colonial Trust) diğer bir adıyla Bank Leumi kuruldu, yani İsrail denilen devlet, devlet olmadan önce Filistin topraklarını işgal gayesiyle kurulmuş bir bankadan ibaretti.

 

Dünya çok hızlı bir gelişim süreci içindeydi; 1914'te başlayıp 1918'de biten ve dünya coğrafyasını parselleyen 1. paylaşım savaşında Yahudi sermayesinin oynadığı role ödül olarak, 2 Kasım 1917'de İngiltere'nin Belfor Deklarasyonuyla Filistin topraklarının Yahudilere yurt olarak verilmesini açıklandı. Ardından 1939'da başlayıp 1945 biten 2. Paylaşım savaşında Siyonist sermaye ve askeri birliklerinin savaş alanı olan bölgelerden topladıkları Yahudi halkın Filistin’e taşınması ve bir nüfus yoğunluğu oluşturması, 1897'de kâğıt üzerinde kurulan İsrail'i gerçeğe dönüştürmenin ilk adımlarıydı.

 

Bu sürede Filistin toprakları üzerine yaşanan Siyonist terör; Filistin halkını ya öldürüyor, ya da göçe zorluyordu; 2. Dünya savaşı galiplerinin gücünü arkasına alan Siyonizm, 29 Kasım 1947/181 sayılı kararıyla Filistin önce iki devlet olacak şekilde bölündü. Ardından Birleşmiş Milletler ‘in belirlediği sınırlar içerisinde, 14 Mayıs 1948'de İsrail devleti resmi olarak kuruldu.

 

Siyonist düşünce; Dünya birinci Siyonist kongresinde hedeflediği İsrail devletinin ilk ayağını oluşturmuştu ama geriye “O gün Rab, Avram’la (Hz. İbrahim) antlaşma yaparak ona şöyle dedi: “Mısır Irmağı’ndan büyük Fırat Irmağı’na kadar uzanan bu toprakları senin soyuna vereceğim.” [Tevrat’ın Yaradılış/Tekvin Bab 15] diyen din üzerine kurulu Fırat'tan Nil’e kadar büyük İsrail vardı ve 1948'de resmi olarak kurulan İsrail'in ana görevi ‘Büyük İsrail'in’ alt yapısını hazırlamaktı.

 

6 Haziran 1967 savaşı 'Büyük İsrail'e giden yolun en önemli adımıydı; İsrail, 6 günde Mısır ve Suriye'den azımsanmayacak büyüklükte bölümler işgal edecek ardından ateşkes yapılacaktı. Ardından BM güvenlik konseyinin İsrail'in 1948 sınırlarına çekilmesini isteyen 1967/242 sayılı kararı alınacak ama hiç bir zaman uygulanmayacaktı.

 

Arap İsrail savaşının ikincisi 6 Ekim 1973; onun ardından yapılan ateşkeste BM 242 sayılı karar aynı içerikle 1973/338 sayıyla alınacak ve aynı şekilde İsrail'in kayıtsız şartsız 1948 sınırlarına çekilmesi istenecekti. BM kararlarının uygulanmaması durumunda yaptırım uygulanması söz konusu iken İsrail, BM kararlarını uygulamayacak BM ise yaptırım gücünü kullanmayacaktı.

 

Ortadoğu; İsrail devletinin kâğıt üzerinde kurulduğu 1897 tarihinden beri kesintisiz bir savaş içerisinde ve bu savaş çeşitli adlar altında hala sürüyor. Coğrafyada sürdürülen onca savaş ve cinayete rağmen Amerikan Başkanı Donald Trump, 14 May 2018’de önce Kudüs'ü İsrail'in başkenti olduğunu ilan etti.

 

Ardından 25 Mart 2019 İsrail'in Golan Tepeleri üzerindeki egemenliğini tanıdığını açıkladı. 29 Nisan 2020 ise İsrail'in Batı Şeria’nın bazı bölümlerini ilhak etmesini onaylayacağını duyurdu.

 

Tüm bu süreçte ise Müslüman ülkeler dahil bütün dünya bir halkın topraklarının bir başka devlet tarafından alınıp başka bir ülkeye verilmesine seyirci.

 

Yarın Amerika Başkanı; "Kâbe’yi insanlar için toplanma ve güven yeri kılmıştık. İbrahim'in makamını namaz yeri edinin, dedik. Evimi ziyaret edenler, kendini ibadete verenler, rükû ve secde edenler için temiz tutun diye İbrahim ve İsmail'e ahde verdik". Diyen Bakara süresi 125. ayetine binaen Mekke İbrahim’in evidir, İbrahim'in mirasçıları Yahudiler, Mekke’yi İsrail'e verdim derse ne olacak? Kudüs, Golan tepeleri, Batı Şeria verilirken sessiz kalan ‘Körfez Prenslikleri’ Mekke, Yesrib (Medine) ve Hayber verilirse ses çıkarır mı?