Amerika'ya dünyayı cezalandırma hakkını kim verdi?

Tülin İçme

editor

13 Temmuz 2020, 14:56

BM Genel Kurulu. İnsanların insanca yaşama haklarını savunan bir örgüt olmaktan ziyade; güçsüzlerin karşısında güçlülerin çıkarlarını savunan ve dayattığı güce adalet diyen yönetim anlayışıyla dünya ülkelerinin ortak karar mekanizması.

 

BM, Güvenlik konseyi adı altında oluşturulan ve 5 daimi üyenin zorunlu anlaşma programı haline dönüştürülen bir yapıdır. Kendi ülke çıkarlarını savunan devletleri 5 daimi üyenin onayıyla cezalandıran 5 daimi üyeden birinin veto kullanması halinde istenilen uygulamanın hayata geçmesini engeller, onun için bu beş daimi üyenin kendi çıkarlarına ters düşen dünya ülkelerine uyguladığı yaptırımlar vardır.

 

BM Güvenlik Konseyi kararıyla uygulanan Yaptırımlara (ambargo) örneklerine bakılacak olursa Amerika ve İngiltere'nin baskıları sonucu Irak'ın Kuveyt’i işgal gerekçe gösterilerek 6 Ağustos 1990 tarihinde Irak hakkında BM Güvenlik Konseyi'nin aldığı ambargo kararına bakılabilir. Ambargolar Irak'ın 1991 yılında Kuveyt’ten çekilmesine rağmen 2003 yılına kadar devam etti. Irak’ın Ambargodan ne derece etkilendiği yine BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)’nun, 1993 yılında yayımladığı raporda görülmektedir. FAO yayınladığı raporunda ambargo sonucu Irak'ta açlık oranının çok yüksek bir seviyeye ulaştığı uyarısında bulundu. Yine aynı örgütün 1995'te yayımladığı raporda ise yarım milyon Iraklı çocuğun dayatılan ambargo nedeniyle açlık ve kötü yaşam koşullarından dolayı hayatını kaybettiği açıklandı. Bir gazetecinin ABD Dışişleri Bakanı Madeleine Albrighta "Ambargo, 500 bin Iraklı çocuğun hayatını kaybetmesine değdi mi?" sorusuna, Albrighta insani utanç ifadesinden yoksun bir yüzle "Bu çok zor bir seçim ancak bu bedele değdiğini düşünüyoruz." yanıtını vermiş ve ambargoyu çocukların hayatından üstün gördüğünü açıkça ortaya koymuştu.

 

Amerika'nın kendi çıkarlarına ters düşen ülkelere; kendi kararlarıyla uyguladığı yaptırımlara örneklerle bakılacak olursa;

 

-Kuzey Kore; 1950 tarihinden beri ağır insan hakları ihlalleri gerekçesiyle Amerikan yaptırımları altında.

 

-Küba 1958 Küba'nın 'kötü insan hakları sicili' nedeniyle yaptırım uygulanıyor.

 

-Suriye, 1986 tarihinden beri insan hakları ihlalleri ve İsrail ile devam eden savaştaki tutumundan dolayı Amerikan ambargosu altında.

 

-İran, 1979 tarihinden beri, devrim sonuncu kötü insan hakları ihlalleri sonucu Amerikan ambargosu altında ve 2006 yılında başlayan nükleer programından dolayı ambargo ağırlaştırılarak devam ediyor.

 

-Sudan, 1993 tarihinden beri Darfur'daki iç savaştan dolayı Amerikan ambargosu altında.

 

Sömürü alanı daraldıkça tekerine çomak sokan ülkelere karşı ambargo silahını kullanan Amerika; geçmişin klasik ambargo gerekçelerini yeterli görmemiş ve Trump’ın yönetimiyle beraber 2017 yılında Trump’ın önerdiği ve kongrenin onayladığı, ABD'nin Düşmanlarına Yaptırımlarla Karşı Koyma ve Mücadele Etme Yasası CAATSA hayata geçirilmiştir. Rusya dahil Amerikan çıkarlarına karşı koyduğu var sayılan bütün ülkeler CAATSA yaptırımlarıyla karşı karşıyadır.

 

Amerika'nın askeri güçle elde edemediğini ambargolarla elde etmesi mümkün müdür?

 

Dünya; Sovyetler Birliğinin yıkılışından sonra Amerika'nın önderliğinde oluşan tek kutuplu dünya olmadığı gibi Amerika da kararlarını dünyaya zorla empoze eden eski güçlü Amerika değildir. Dünyanın parselasyonu BM Güvenlik konseyinin 5 daimi üyesinin onayında olsa da 5 daimi üye arasında parselasyondan pay kapma yarışı vardır ve bu yarış, Rusya önderliğindeki BRICS ülkelerinin kendi çıkarlarını aktif olarak savunma pozisyonuna getirmiştir. Örnek: Amerika'nın Suriye'ye uyguladığı Kaysar kanunu; 10 yıllık savaş süreci yaşayan Suriye’ye etki etmezken, İran'a uygulanan ambargo İran ile Çin arasında imzalanan 600 milyar dolarlık stratejik alt yapı geliştirme anlaşması ile ABD ambargosu yok sayılmıştır. Bu durum Amerikan ambargolarının Amerika'nın kendi içine etki eden ve ters tepen silahtan ibaret olduğunu göstermiştir.