Medeniyet maskeli Fransa’nın sömürü ve katliam üzerine inşa ettiği kanlı tarihi

Tülin İçme

editor

28 Ekim 2020, 12:29

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 2 Ekim’de düzenlediği basın toplantısında, "İslamcı ayrılıkçı" fikirlerle mücadeleye ilişkin hazırlanan yasa tasarısının 9 Aralık'ta Bakanlar Kuruluna sunulacağını belirterek, "Fransa'da, cumhuriyetin ortağı olması için İslam'ın yapılandırılması gerekiyor." demişti.

 

"Fransa'daki Müslümanlar'ın ayrılıkçı" fikirleri savunan bir ideolojilerinin olduğunu, bu kişilerin kendi yasalarını Fransa'nın yasalarından üstün gördüğünü savunan Macron, "İslam, dünyanın her yerinde kriz yaşıyor" yorumunu yapmıştı.

 

Tüm bu gelişmelerin ardından, Fransa’da lise öğretmeni Samuel Paty derste Charlie Hebdo dergisinde yer alan İslam peygamberi Hz. Muhammed’e hakaret içeren karikatürünü gösterdiği gerekçesiyle Çeçen asıllı bir öğrenci tarafından başı kesilerek öldürüldü.

 

 Cinayetin ardından, Macron, Fransa'da dinlerin eleştirilmesi ve karikatürlerin bir hak olduğunu savunarak, bunları yayınlamaktan vazgeçmeyeceklerini söyledi.

 

Macron bu açıklamasına tepki gösteren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da, "Ülkesindeki milyonlarca farklı inanç mensubuna böyle davranan bir devlet başkanına ne denilebilir, öncelikle akli noktada kontrol" ifadelerini kullandı.

 

Bunun üzerine Elysee Sarayı'ndan yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Fransız Cumhurbaşkanı Macron hakkında yaptığı açıklamanın kabul edilemez olduğu belirtilerek, Fransa'nın Ankara Büyükelçisi Herve Magro'yu istişarelerde bulunmak üzere ülkesine çağrıldı.

 

 

Macron'un İslam karşıtı açıklamaları ve Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed'e yönelik hakaret içeren karikatürleri özgürlük ve medeniyet kisvesi altında savunması tüm dünyada özellikle Müslüman ülkelerde büyük tepkiye neden oldu.

 

Başta Macron olmak üzere Fransız yetkililerin Peygamber efendimizi hedef alan karikatürleri savunmaları ve İslam karşıtı açıklamalarına tepkiler giderek artıyor. Fransa'ya en büyük tepki Türkiye'den gelmişti. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Fransız ürünlerine boykot uygulanması çağrısına pek çok Müslüman ülke ve kuruluştan destek geldi.

 

“Başta İslam olmak üzere insanlığın inançlarını hedef alarak özgürlük ve medeniyet maskesi takınan Fransa, kendi vahşi ve kanlı tarihini unutmuş gibi davranıyor”

 

Gelin Medeni (!) Fransız tarihine yakından bakalım;

 

Dünya sahnesinde Fransa: İkinci dünya savaşı sonrası oluşan yenidünya düzeninde; savaşın galiplerinden olması hasebiyle düzenin veto hakkına sahip; dolayısıyla insanlığın kaderinde söz sahibi olma lüksünü kendisinde gören bir ülke. Tarihine bakıldığında; insanlığın yaşam alanlarına ektiği tuzaklardan topladığı kanla beslenen; müsebbibi olduğu savaşların biri bitmeden ötekisini hazırlayan ve özellikle İngiltere ile birlikte dayattığı Sykes-Picot anlaşmasıyla parçaladığı coğrafyamızın sürekli kan gölü kalmasını sağlayan kan ve gözyaşından beslenen vahşet imparatorluğu. 

 

İnsanlık tarihinde Fransa: 1789 sonrası; kendi içinde Vendee katliamı 600 bin Katolik. 1872-1954 arası 500 binden fazla Vietnamlı katletti. 1945-1963 arası;1 milyon 500 bin Cezayirliyi öldürdü. 1994 Ruanda katliamında ölen 800 bin kişinin katili. Gabon, Senegal, Benin, Tunus, Gine, Burkina Faso, Çad, Kamerun ve Cibuti'de katlettiklerinin listeleri tutulmadığı için sayıları yok. Avrupa içi savaşlarının baş mimarı. Birinci ve ikinci dünya savaşlarında öldürdüğü veya ölümlerine neden olduğu insanların sayıları, tarih kitaplarına sığmayacak kadar çok olan Fransa; medeniyet kisvesi altında gizlenmiş o kadar büyük bir vahşet ki: Polinezya adalarından biri olan Moruroa'da yapacağı nükleer denemenin durdurulması için sivil protesto eylemi yapan Rainbow Warrior gemisini Yeni Zelanda'da bulunduğu limanda batırdı.

 

Söz konusu olduğunda kendi içimizde El Kaide, IŞİD, El-Nusra, Boko Haram gibi Müslüman olmadıkları halde İslam’a mal edilen terör örgütlerinin kaynağını ararız. Aslolan bu ve benzeri örgütlerin; Fransa ve benzeri ülkelerin lejyoner ordularından oluşturdukları ve sorun üretmek istedikleri bölgelere, o bölgenin dini kisveleriyle gönderildiğidir. 10 Mayıs 2015 Tarihinde, Fransız devletinin ödediği 18 milyon Dolar karşılığında serbest bırakılan Fransız gazeteci Nicolas Henin, IŞİD'e katılan militanların Arap ve İslam kültürüyle ilgisi olmadığını belirterek, "Onlar bizim toplumlarımızın çocukları" ifadelerini kullanmıştır.

 

İnsanlık tarihine; hasmını kafasını kes yöntemini yerleştiren ve kestiği kafaların sağlam olan 18 bin kafatasından müze yapan insanlık tarihinin cinayet imparatorluğu Fransa.

 

Fransız halkı, yöneticilerinin dışa vuramadıkları ırkçılığı, mizah maskesi altında meşrulaştıran, ötekine olan kin ve nefret duygularını provokatif zemine taşıyarak dünya barışını tehlikeye atan Charlie Hebdo gibi mecraların varlığını ciddi biçimde tartışmalı ve buna göre medeni ve özgürlükçü bir anlayış inşa etmelidir. Zira “İnsanlığın inançlarını hedef almak özgürlük ve medeniyet değil, barbarlıktır”

 

Ayrıca, dünya bağımsızlık hareketleri karşısında kırılan kolu ve kanadının hıncını kaliteli parfümü ve kravatlı takım elbiselerinin altında gizlediği katil ruhuyla almaya çalışan ve dünyada yaşanan olayların bütünde baş aktör değilse de çorbada tuzu bulunan bu vahşet imparatorluğunun insanlığa cinayet kültüründen başka verebileceği hiç bir şey yoktur.